Tüp Bebekte Kullanılan İlaçlar: Detaylı Rehber
Tüp bebek tedavisinde başarılı bir sonuç için farklı türde ilaçlar kullanılır. Bu süreçte yaygın olarak şu ilaçlar kullanılır; yumurtalıkları uyararak birden fazla folikül (yumurta içeren yapılar) gelişimini sağlayan yumurtalıkları uyarıcı iğneler, follüküller ideal boyuta ulaştıklarında yumurta toplama işleminden önce elde edilecek yumurtaları olgunlaştırmak için uygulanan çatlatma iğnesi ve rahim içine embriyonun tutunmasını sağlayan progesteron içerikli destekleyici ilaçlar.
Yumurta uyarıcı iğneler ile kontrollü olarak çoklu follükül gelişimi sağlanır. Follüküller 16-22 mm ortalama çapa ulaşınca çatlatma iğnesi ile tetiklenir, 36 saat sonra da toplama işlemi yapılır. Elde edilen yumurtalardan olgun olanları sperm ile mikroenjeksiyon sonrası döllendikten sonra embriyo gelişimi takip edilir. Taze transfer planlanan hastalarda embriyolar çoğu zaman toplamadan 5 gün sonra, nadiren de 3 gün sonra transfer edilirler. Taze transfer planlanan hastalarda yumurta toplamadan 1 gün sonra progesteron içerikli destekleyici ilaçlar (luteal destek) başlanır.
Aşağıdaki rehberde, tüp bebek ilaçlarının türleri, kullanım zamanları, yan etkileri ve bu ilaçları kullanırken dikkat edilmesi gereken noktalar detaylı şekilde açıklanmaktadır.
Tüp bebek tedavisindeki iğneler ne zaman kullanılmaya başlanır?
Tüp bebek tedavisinde iğnelere genellikle adet döngüsünün başlangıcında, adetin 2. veya 3. günü, başlanır. Bazı protokollerde (uzun protokol gibi) farklı bir ön hazırlık yapılabilse de çoğu tüp bebek tedavisinde iğneler adet başlangıcından itibaren uygulanmaya başlanır.
Farklı olarak random start protokolünde ise, adet döngüsünün herhangi bir gününde ovaryan stimülasyona başlanabilir ve özellikle zaman kısıtlaması olan hastalarda (kanser tanısı almış ve ivedikle kemoterapi/radyoterapi öncesi fertilite koruma amacıyla IVF yapılması gereken hastalar gibi) tedavi sürecini hızlandırır. Ya da anovulatuar PCOS hastalarında da adet döngüleri net belli olmadığı zamanlarda, ovaryan stimülasyona herhangi bir zamanda başlanabilir.
Tedavinizin planına göre doktorunuz, yapılması gereken iğnelerin uygun günü ve saatini size detaylıca bildirecektir.
Tüp bebek tedavisinde kullanılan ilaçlar nasıl sınıflandırılır?
Tüp bebek tedavisinde kullanılan ilaçlar temel olarak birkaç ana gruba ayrılabilir:
A) Follükül uyarıcı iğneler (Gonadotropinler)
Yumurtalıkları uyararak birden fazla folikülün büyümesini sağlar. Bu grupta FSH ve LH hormonlarını içeren iğneler bulunur.
Bu gonadotropin iğneleri, çoklu folikül gelişimini sağlamak yani kontrollü overyan hiperstimülasyonu oluşturmak için uygulanır.Genellikle göbek deliğinin etrafına, cilt altına (subkutan) ve her gün benzer saatlerde uygulanır. Bazı durumlarda (ciddi yumurtalık rezervi azalması), yumurtalıkları uyarmak için ağızdan kullanılan yumurta büyütücü ilaçlar (tabletler) da tercih edilebilir; örneğin klomifen sitrat veya letrozol içeren ilaçlar gibi, özellikle hafif uyarım protokollerinde kullanılabilir.
Follüküllerin erken çatlamasını engelleyen iğneler
Büyüyen foliküllerin kendi kendine erken çatlamaması (erken yumurtlamayı önlemek) için kullanılır. Bu amaçla iki tür ilaç protokolü vardır: GnRH antagonistleri ve GnRH agonistleri. Antagonist iğneler, genelde uyarıcı iğneler başlandıktan yaklaşık 5-6 gün sonra, foliküller belirli büyüklüğe ulaşınca eklenir ve yumurtanın çatlamasını önler.
Agonist ilaçlar ise uzun protokol adı verilen tedavilerde bir önceki adetin 20-21. gününden itibaren başlanıp yumurtlamayı baskılar. Bu ilaçlar da genellikle göbek bölgesinden cilt altına yapılır. Erken yumurtlamayı engelleyen iğneler sayesinde yumurtalar istenen boyuta gelene kadar çatlamadan büyümeye devam eder.
Yumurtaların erken çatlamasını engelleyen diğer bir tedavi protokolü ise PPOS protokolüdür. Bu protokolde yumurtaların erken çatlamasını önlemek için ağızdan progesteron verilerek ovulasyonun baskılanması hedeflenir, bu sayede kontrollü ve güvenli yumurta gelişimi takip edilir.
Çatlatma iğnesi (ovulasyon tetikleyici iğne)
Foliküller istenen boyuta ulaştığında, yumurtaları olgunlaştırmak için yapılan iğnelerdir. Genellikle hCG hormonu içeren çatlatma iğneleri kullanılır. Çatlatma iğnesi, foliküller istenen boyuta ulaştığında uygulanır ve uygulamadan yaklaşık 36 saat sonra yumurta toplama işlemi planlanır.
Taze transfer planlanmayan olgularda hCG yerine GnRH agonisti de çatlatma amacıyla kullanılırlar. Özellikle aşırı uyarım sendromu geliştirme riski olan kadınlarda bu çok önem arz eder.
Bu iğneler göbekten cilt altına uygulanır. Çatlatma iğnelerinin söylenilen saatte, yani tam zamanında yapılması son derece kritiktir. Zamanlamadaki bir hata, özellikle söylenilen saatten önce yapılması yumurtaların erkenden çatlamasına ve olgun yumurtaların toplanamamasına yol açabilir. Ya da geç yapılması olgun yumurta çıkmamasına neden olabilir. Bu nedenle doktorunuzun talimat verdiği saatte uygulanması çok önemlidir.
Embriyo tutunması için kullanılan ilaçlar
Taze transferlerde yumurta toplandıktan bir gün sonra başlanıp, embriyo transferi yapıldıktan sonra devam edilecek şekilde, rahim iç tabakasını (endometriyumu) desteklemek ve embriyonun tutunmasını kolaylaştırmak için ilaçlar kullanılır. Bu luteal destek tedavisinde progesteron hormonu içeren ilaç grupları kullanılır. Progesteronun çeşitli kullanım formları vardır (kas içi, cilt altı, vajinal, ağızdan veya rektal kullanım yolları ile) .
Dondurulmuş embriyo transferi sonrası ise, kullanılan donma çözme protokolüne göre değişmekle birlikte, kullanılan ilaçlar arasında progesterona ek olarak östrojen tabletleri veya bantları da vardır. Örneğin Hormon Replasman Tedavili Donma Çözme protokolünde adetle birlikte östrojen ilaçlarına başlanır. Yaklaşık 12-14 gün sonra rahim duvarı kalınlığı uygun ise progesteron iğnelerine ve/veya diğer progesteron formlarına başlanır. Bu ilaçlar, embriyo transferi sonrasında da belirtilen süre boyunca kullanılmaya devam edilir (aşağıda bu sürelere değinilecektir).
Tüp Bebek tedavisinde yumurta büyütme iğneleri ve diğer iğneler toplam kaç gün uygulanır?
Yumurtalıkları uyaran yumurta büyütücü iğneler genellikle yaklaşık 8–12 gün boyunca her gün yapılır. Her hastanın yanıtına göre bu süre değişebilir; bazı hastalarda 8 günde yeterli folikül gelişimi sağlanırken, bazılarında 10-12 güne kadar uzatılabilir. İğnelerin kullanım süresi, hastanın yumurtalık rezervine ve foliküllerin gelişim hızına göre doktor tarafından belirlenir.
Yumurta büyütücü iğneler başladıktan yaklaşık 5 gün sonra, foliküllerin boyutuna bakılarak follüküllerin erken çatlamasını engelleyen iğneler de tedaviye eklenir ve bunlar da yumurta toplama işlemine kadar her gün uygulanır. Foliküller istenen boyuta eriştiğinde çatlatma iğnesi yapılır.
Özetle, tüp bebek tedavisinde günlük iğne uygulaması genellikle 10-12 gün civarında sürer.
Tüp bebek tedavisinde transfer sonrasında kullanılan iğneler nelerdir?
Yumurta toplandıktan sonra ise taze embriyo transferi planlanan olgularda, yumurta toplama işleminden bir gün sonra progesteron iğnesine başlanır. Bu progesteron iğneleri, ilk gebelik kesesi ultrasonografide görülene dek devam edilir.
Yumurta çatlatma iğnesi yanlış kullanılırsa ne olur?
Tüp bebek tedavisinde yapılan çatlatma iğnesi doğru zamanda ve doğru şekilde uygulanmazsa, tedavinin en kritik aşaması olumsuz etkilenebilir. Çatlatma iğnesinin hatalı kullanımı genellikle iki istenilmeyen sonuca yol açar:
Follüküllerin erken çatlaması
İğne gereğinden erken yapılırsa foliküller planlanandan önce çatlayabilir. Özellikle çatlatma iğnesinin önerilen yapılma zamanı üzerinden 40 saat geçerse bu risk çok daha yüksektir. Bu durumda yumurtalar toplanamadan karın boşluğuna atılır ve o tedavi döngüsü boşa gidebilir.
Olgunlaşmamış yumurtaların toplanması
Çatlatma iğnesi planlanan saatten çok geç yapıldığında ise yumurtalar yeterince olgunlaşamayabilir. Yumurta toplamadan (OPU) sonra olgun ve döllenmeye hazır yumurta elde edilemeyebilir. Bu da embriyo oluşma şansını düşürür.
Özellikle over rezervi düşük veya ileri yaş hastalarda, nadir de olsa çatlatma iğnesi zamanında uygulanmış olmasına rağmen bazen prematür ovulasyon (yumurtaların toplanamadan erken çatlaması) gelişebildiği gözlemlenmektedir. Böyle öyküsü olan hastalarda bir sonraki tedavi siklusunda foliküler büyümenin takibine göre biraz daha erken foliküler boyutlarda çatlatma iğnesi yapılması planlanır.
Bu sebeplerle çatlatma iğnesi mutlaka doktorunuzun belirttiği saatte ve önerdiği şekilde uygulanmalıdır. Eğer planlanan zamanda yapamadıysanız veya dozda bir hata olduğunu düşünüyorsanız, hemen sağlık ekibinize bilgi vermelisiniz. Aksi halde, yanlış zamanlamayla yapılan çatlatma iğnesi tedavinin iptal olmasına neden olabilir.
Tüp Bebek Tedavisinde Kullanılan İlaçların Yan Etkileri
Tüp bebek tedavisinde kullanılan ilaçlar genellikle güvenlidir ve ciddi yan etkiler nadir görülür. Ancak tüm ilaçlar gibi, bu hormon ilaçlarının da bazı yan etkileri olabilir:
Hafif yan etkiler
Baş ağrısı, sıcak basması, halsizlik, duygusal dalgalanmalar, göğüslerde hassasiyet, iğne yapılan bölgede kızarıklık veya hassasiyet sık görülen hafif yan etkilerdir. Ağızdan kullanılan klomifen gibi tabletler bazen baş ağrısı, bulantı veya hafif karın rahatsızlığı yapabilir.
Şişkinlik ve karında rahatsızlık
Hormonlar yumurtalıkları büyüttüğü için özellikle alt karın bölgesinde şişkinlik, dolgunluk hissi ve bazen kabızlık görülebilir. Bu genellikle tedavi bitiminde düzelir.
Cilt reaksiyonları ve akne
Hormonlardaki değişime bağlı olarak bazı hastalarda ciltte sivilcelenme veya yağlanma artışı olabilir. Bu geçici bir etkidir.
Yumurtalıkların aşırı uyarılması (OHSS)
Nadir fakat önemli bir yan etki Ovarian Hiperstimülasyon Sendromu’dur (OHSS). Özellikle uyarım sırasında trigger günü 11 mm ve üzerinde 19 ve daha fazla folikül gelişimi varsa bu risk artar. Bu durumda yumurtalıklar ilaçla uyarıma aşırı tepki verir, çok sayıda folikül gelişir. Folikülerde beklenenden fazla sayıda gelişim damar içindeki sıvının damar dışına çıkmasına sebep olan bazı faktörlerin salınımına neden olur ve üçüncü boşluklara sıvı kaçağı oluşur. Özellikle başta karın iç boşluğunda sıvı birikebilir. OHSS belirtileri arasında karında aşırı şişlik, ağrı, bulantı, nefes darlığı sayılabilir. OHSS çoğunlukla hafif seyirli olur ve kendiliğinden düzelir, ancak nadiren ağır vakalarda hastanede tedavi gerekebilir. Doktorlar, ilaç dozlarını hastaya göre ayarlayarak OHSS riskini en aza indirmeye çalışırlar. Bunun için tedavi başlangıcında rezervi yüksek olan hastalara
“vahşi” olmayan dozlarda yumurtalıkları uyarıcı ilaçlar kullanmak, baştan taze transfer yapmama kararı almak (freeze all) ve en önemlisi çatlatma iğnesi olarak agonist trigger uygulamaktır. Bu sayede daha güvenli alanda tedavi süreci ilerler.
Herhangi bir beklenmedik yan etki hissederseniz (örneğin aşırı şişlik, şiddetli karın ağrısı, baş ağrısı, görme problemleri gibi), bunu derhal doktorunuza bildirmelisiniz. Tedavi sırasında düzenli kontrollerle bu yan etkiler yakından izlenecektir.
Tüp bebek ilaçları kilo yapar mı?
Tüp bebek tedavisine başlayacak bazı bayanların merak ettiği diğer bir konu da ilaçların kilo aldırıp aldırmadığıdır. Kullanılan hormon ilaçları belirgin kilo artışına neden olmaz. Fakat bazı hastalarda vücutta su tutulumu artabilir, hafif ödem hissedilebilir ve iştahta artış olabilir. Tedavi sona erince vücut dengesi yerine oturdukça bu ödem kaybolur. Dengeli beslenme ile bu etkinin kontrol altında tutulması mümkündür.
Tüp bebek ilaçları adet gecikmesi yapar mı?
Özellikle taze embriyo transferi yapılırsa, gebelik testi zamanına kadar genellikle adet görülmez. Çünkü progesteron içerikli destekleyici ilaçlar rahim içini gebeliğe hazırlarken, yeni bir adet döngüsü henüz başlamaz. Eğer tedavi sonucunda gebelik elde edilemezse, ilaçlar kesildikten kısa bir süre sonra, genelde beklenen adet gününde, adet kanaması beklenir. Taze transfer yapılmadıysa, embriyolar dondurulduysa, yumurta toplama işleminden sonra, uygulanan çatlatma iğnesine göre değişmekle birlikte, 7-14 gün içinde adet olması beklenir ve tedavi bittikten kısa bir süre sonra adet düzeni normale döner.
Tüp bebek ilaçları kanser yapar mı?
Tüp bebek tedavisinde kullanılan hormon ilaçlarının kanser riskini artırıp artırmadığı yıllardır merak edilen bir konudur. Güncel bilimsel verilere göre, bu ilaçların meme veya yumurtalık kanseri gibi hastalıklara doğrudan yol açtığına dair bir kanıt bulunmamaktadır. Yapılan geniş çaplı araştırmalarda tüp bebek tedavisi için ilaç kullanan kadınlardaki kanser oranlarının, kullanmayanlara kıyasla belirgin bir fark göstermediği ortaya konmuştur.
Bu ilaçlar yıllardır güvenle kullanılmaktadır ve uzun dönemde ciddi bir risk faktörü oluşturması beklenmez. Yine de, aile öykünüzde hormon duyarlı kanserler varsa bunu doktorunuzla paylaşmanız ve düzenli kontrollerinizi yaptırmanız önemlidir.
Tüp bebek tedavisi sırasında ilaç kullanımı ile ilgili dikkat edilmesi gerekenler
Tüp bebek sürecinde ilaçlarınızı kullanırken tedavinin başarısı ve güvenliği için bazı önemli noktalara dikkat etmelisiniz:
Doğru uygulama: İğnelerinizi her gün doktorunuzun belirttiği saatte ve dozda uygulayın. Göbekten yapılan iğneler genellikle ince uçlu olduğu için ağrı oluşması minimaldir; iğneyi cilt altına 90 derece açıyla yapmaya özen gösterin. Uygulama bölgesini her seferinde temizleyin ve her uygulamada farklı bir bölgeye iğnenizi yapın ki (bir gün sağ taraf, ertesi gün sol taraf gibi) cilt tahrişi olmasın.
Doz ve zamanlama: Hiçbir dozu atlamamaya özen gösterin. Eğer doz uygulama zamanında planlanan saatten çok sapma olduysa, vakit kaybetmeden sağlık ekibinize danışın. Özellikle çatlatma iğnesinin zamanlaması kritik olduğundan, bu iğneyi alarm kurarak size söylenen saatte ve tam zamanında yapın.
Saklama koşulları: İlaçlarınızın saklama talimatlarına uyun. Bazı hormon iğneleri buzdolabının sebzelik ya da yumurtalık kısmındaki sıcaklıkta saklanmalıdır, bazıları ise oda sıcaklığında muhafaza edilebilir. Uygun koşullarda saklanılmadığı takdirde ilaçlar maalesef etkisini yitirebilir. Kullanacağınız dozu hazırlarken ellerinizin temiz olmasına dikkat edin.
Yan etki takibi: Kendinizi gözlemleyin. Aşırı şişkinlik, şiddetli ağrı, hızlı kilo alışı, nefes darlığı, baş dönmesi gibi olağandışı bir durum hissederseniz hemen doktorunuza haber verin. Hafif yan etkiler beklenebilir olsa da (örneğin iğne yerinde hafif yanma, kızarıklık veya hafif baş ağrısı), şiddetli belirtiler ortaya çıkarsa ihmal etmeyin.
Destek almaktan çekinmeyin: İğneleri yapmak konusunda endişeleriniz varsa, hemşirenizden ilaçların uygulanması konusunda eğitim isteyin. Birçok merkezde hastalara iğne uygulaması konusunda eğitim verilir ve doğru uygulama başarısı için bu çok önemlidir. Eşinizden veya yakınlarınızdan da destek alabilirsiniz; önemli olan ilaçların doğru şekilde ve doğru zamanda uygulanmasıdır.
Diğer ilaç ve takviyeler: Bilinen sistemik bir hastalığınız nedeniyle ilaç kullanımınız varsa mutlaka doktorunuza bu ilaçları bildirin. Gerekirse kesilmesi veya tedaviye ve gebeliğe uygun ilaç grubuyla değiştirilmesi konusunda ilgili branşla iletişime geçilmesi önerilir. Tüp bebek sürecinde doktorunuza danışmadan başka ilaç (ağrı kesici dahi olsa) veya bitkisel takviye kullanmayın. Bazı ilaçlar hormonların etkisini değiştirebilir ya da embriyo gelişimini olumsuz etkileyebilir. Bu yüzden, tedavi boyunca her adımı doktor kontrolünde yürütün.
Bu hususlara dikkat etmek, tedavinin başarı şansını artırır ve olası riskleri en aza indirir. Unutmayın, ilaçların doğru kullanımı tüp bebekte başarının anahtarlarından biridir ve ekibiniz size bu konuda yol gösterecektir.
Kişiye özel tüp bebek tedavisinde ilaçlar nasıl belirlenir?
Her çiftin infertilite nedeni ve tedavi şeması farklı olduğundan, tüp bebek tedavisinde kullanılacak ilaç protokolü de kişiye özel olarak planlanır. Doktorunuz; kadının yaşı, yumurtalık rezervi (AMH düzeyi, antral folikül sayısı gibi göstergeler), hormon değerleri, varsa daha önceki tedavi şeması, önceki tedaviye olan yanıtı ve altta yatan infertilite nedenine bakarak en uygun tedavi protokolünü belirleyecektir. Örneğin, genç ve yumurtalık rezervi yüksek bir hastayla, rezervi düşük veya ileri yaş bir hastanın tedavi şekli ve dozları farklı olacaktır. Aynı şekilde polikistik over sendromu olan ve OHSS riski yüksek bir hastada, daha kontrollü dozlar tercih edilip gerekirse çatlatma iğnesi olarak hCG yerine agonist kullanılabilir. Görüldüğü gibi, standart bir ilaç listesi yerine, hastanın durumuna bağlı olarak dozlar ve ilaç türleri belirlenir.
Deneyimli tüp bebek uzmanları, her hastanın kendi ihtiyaçlarına göre bir protokol hazırlar. Bu kişiye özel planlama sayesinde hem başarı şansı yükselir hem de yan etki riski azaltılır ve gereksiz fazla ilaç kullanımının önüne geçilmiş olur. Tüp bebek tedavisinde tecrübe bu noktada çok önemlidir; doktorunuz, geniş deneyimine dayanarak sizin için en uygun ilaç rejimini belirleyecektir.
Anatolia Tüp Bebek Merkezi: Deneyim ve Başarı
Anatolia Tüp Bebek Merkezi, tüp bebek alanındaki çalışmaları ile Türkiye’nin sayılı merkezleri arasına ismini yazdırmıştır. Bu başarısına etki eden faktörler şunlardır.
ISO 15189 Sertifikalı Laboratuvar: Anatolia Tüp Bebek Merkezi, uluslararası kalite standartlarına (ISO 15189) sahip akredite bir embriyoloji laboratuvarına sahiptir. Bu özelliğiyle Türkiye’de bu sertifikaya sahip sayılı merkezlerden biridir. Laboratuvar kalitesi, embriyo gelişimi ve sonuçlar üzerine doğrudan etkili olduğundan, böyle bir altyapı, yüksek başarı oranlarına katkı sağlar.
Uzman ve Tecrübeli Ekip: Merkezde tedaviler, deneyimli ve profesyonel ekip tarafından bizzat yürütülür. 35 yıllık deneyime sahip Prof. Dr. Hakan Yaralı liderliğindeki uzman kadro, en zorlu vakalarda dahi dünya çapında kabul görmüş yöntemler uygulayarak çiftlere umut olmaktadır. Her adımda işinin ehli bir ekip tarafından takip edilmek, hastalara güven vermektedir.
20 Yılı Aşan Deneyim ve 30.000’i Aşkın Başarı Hikayesi: Anatolia Tüp Bebek Merkezi, yirmi yılı aşkın süredir 30.000’den fazla sağlıklı bebek sahibi olma hikayesine imza atmıştır. Bu deneyim birikimi, her yeni vakaya ışık tutmakta ve merkezin istatistiklerine olumlu yansımaktadır.
Kişiye Özel Tedavi Protokolleri: Merkezde her çifte “kişiye özgü” bir tedavi yaklaşımı benimsenir. Hastanın yaşı, rezervi, infertilite öyküsü, varsa daha önceki tedavileri gibi faktörler detaylı değerlendirildikten sonra, çift için en uygun ilaç protokolü ve tedavi yöntemi planlanır. Bu sayede, standart protokoller yerine her hastaya en uygun ve en etkin tedavi uygulanır.
Tüp bebek yolculuğu bir kısım hasta grubu için bir miktar heyecanlı ve duygusal bir süreç olabilir; ancak doğru merkezi ve doğru ekibi seçerek bu yolculuğu güvenle yönetebilirsiniz. Anatolia Tüp Bebek Merkezi’nin uzman kadrosu ve kişiye özel tedavi yaklaşımları ile hayalinizdeki aileye bir adım daha yaklaşabilirsiniz.